
BASINA VE KAMUOYUNA
Bu ülke tarihinin en karanlık dönemlerinden birini yaşıyor. 29 kişinin 31 yıl önce İstanbul Üniversitesinden aldıkları diplomaları iptal edildi. İBB […]
İKTİDAR HUKUK DARBESİNE SON VERMELİ, AYM VE AİHM MAHKEMESİ KARARLARININ GEREĞİNİ YAPMALI, HUKUKSUZ MAĞDURİYETLER SON BULMALIDIR!
Elini attığı her yerde kriz üreten ve varlığını sürekli kriz üreterek sürdürmeye çalışan AKP-MHP iktidarı, ülkenin en büyük sorunu haline gelmiştir.
İnsandan hayvana, ağaçtan toprağa, havadan suya ne varsa her şeyi şirketlerin kar elde edebilmesi için peşkeş çeken, yaşamdan ve yaşatmaktan yana olan her sesi devletin zor aygıtlarıyla ve kolluk gücüyle susturmaya çalışan ve meşruiyetini yitirmiş olan bugünkü iktidarın en büyük suçlarından bazıları da cezaevlerinde yaşanan tecrit, hasta tutsaklara karşı takınılan insanlık dışı tutum, cezaevlerindeki temel insan hakkı ihlalleri ve hukuksuz bir şekilde uygulanmayan yargı kararlarıdır.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 153. Maddesinde “Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar.” hükmü yer almaktadır.
Yine Türkiye Cumhuriyetti Anayasasının 90. maddesinde de “Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası antlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası antlaşma hükümleri esas alınır.” denilmektedir. Anayasa Mahkemesinin birden fazla kez vermiş olduğu kararları uyulamayarak, üstelik bu kararlara karşı bir yargı darbesi örgütleyerek anayasa ve hukuk dışına çıkmayı süreklileştiren AKP-MHP iktidarı, bir darbe iktidarıdır. Hukuk dışına çıkmış ve meşruiyetini yitirmiş olan bu iktidar, Can Atalay, Selahattin Demirtaş, Osman Kavala gibi siyasi rehineleri hukuksuz bir şekilde cezaevinde tutmaktadır. Aynı şekilde Aİ HM tarafından verilen Yalçınkaya Kararının gereğini de mevcut iktidar tarafından gereği yerine getirilmemiş, gerek bu karar konu olan gerekse benzer durumda olan çok sayıda insanın en temel hakları sistematik ve ağır bir şekilde ihlal edilmeye devam etmektedir. Hukukun, anayasanın ve meşru yargı kararlarının gereğinin yerine getirilmemesinde ısrar edilmesi mevcut durumda gücü ve iktidarı elinde tutanlar için bir kurtuluş olmayacaktır. Görevi, makamı ve halen yapmakta olduğu iş ne olursa olsun herkes er ya da geç halka hesap verecektir. İktidar, çok geç olmadan anayasa ve hukuk zeminine donmeli, AYM ve Aİ HM kararlarının gereğini yerine getirmelidir. Bu kararların gereği i olarak Can Atalay, Osman Kavala, Selahattin Demirtaş serbest bırakılmalı ve AİHM Yalçınkaya Kararının gereği olarak devam eden mağduriyetlere son verilmelidir.
Bu ülke tarihinin en karanlık dönemlerinden birini yaşıyor. 29 kişinin 31 yıl önce İstanbul Üniversitesinden aldıkları diplomaları iptal edildi. İBB […]
8 Mart Dünya Kadınlar GünüEşitsizliğe Karşı Mücadele, Barışa Giden Yol 8 Mart Dünya Kadınlar Günü, kadınların yüzyıllardır süregelen mücadelelerini, direnişlerini […]
İKLİM KANUNU TASARISINA KARŞI ÇIKILMALIDIR.Yeşil Sol Parti muhalefet partilerini ziyaret ederek İklim Kanunu tasarısına karşı çıkmalarını istedi.Yeşil Sol Parti Eşsözcüleri […]
İktidar bloku tarafından kapalı kapılar arkasında hazırlanarak Meclis gündemine getirilen “İklim Kanunu”, iktidar milletvekillerinin çoğunluğu sayesinde Meclisteki komisyondan geçirildi ve […]