Kadın Meclisi Sözcümüz Canan Çalağan, düzenlediği basın toplantısında Kobanî Kumpas Davasında Kürt halkının ve kadınların kazanımlarının yargılanmak istendiğini belirterek, duruşmaya katılım çağrısında bulundu.
Kadın Meclisi Sözcümüz Canan Çalağan, düzenlediği basın toplantısında Kobanî Kumpas Davasında Kürt halkının ve kadınların kazanımlarının yargılanmak istendiğini belirterek, duruşmaya katılım çağrısında bulundu. Çalağan’ın açıklaması şöyle:
Karanlık IŞİD çetelerinin Kobanî’ye yönelik saldırısına karşı 6-8 Ekim 2014 tarihlerinde ülke genelinde yapılan protestolar gerekçe gösterilerek, düzmece iddialar ve gizli tanık ifadeleriyle oluşturulan Kobanî Kumpas Davası görülmeye devam ediyor. Üzerinden 6 yıl 3 ay geçtikten sonra açılan dava ilk günden beri bir kumpas düzeni içerisinde hazırlanmıştır. Erkek egemen yargı eliyle yürütülen bu düzmece davada; dosyalarda unutulan gizli bilgi notları, suç örgütleri ile isimleri anılan savcıların mahkeme heyetine atanması, mahkeme heyetinin sürekli değişmek durumunda kalması da bunun göstergesidir. İktidarın talimatı ile erkek yargı eliyle bu kumpas düzeneği kurulmuş, aralarında önceki dönem eş genel başkanlarımızın, MYK üyelerimizin ve kadın yoldaşlarımızın olduğu 108 arkadaşımız haksız hukuksuz bir şekilde yargılanmak istenmiştir. Kadın yoldaşlarımız hakkında yapılan suçlamalara dair tek bir somut delil yoktur. Yine Kobanî Kumpas Davasının HDP’ye yönelik açılan kapatma davasının gerekçesi olarak gösterilmesi de asıl niyeti ortaya koymaktadır.
Yargılanmak istenen kadınların iradesidir
Bir kez daha belirtiyoruz ki; bugün hala Sincan Cezaevi Kampüsünde görülmeye devam eden kumpas davasında yargılanan sadece 108 arkadaşımız değildir. Bu davada yargılanmak istenen; Kobanî‘ye saldırarak kadınları hedef alan IŞİD çetelerine karşı mücadele eden kadınların iradesidir, Rojava’da kadın öncülüğünde inşa edilen yeni yaşamdır. Yargılanmak istenen Kürt halkının ve kadınların kazanımlarıdır. Defalarca söyledik ve söylemeye devam edeceğiz: Kadınları katleden, esir alarak köle pazarlarında satan IŞİD çetelerine karşı direnen kadınlarla dayanışma içerisinde olmak suç değildir. Asıl suç zulme, kadın katliamlarına, şiddete, işkenceye sessiz kalmaktır. Cezaevinde rehin tutulan her bir arkadaşımız ömrünü kadın özgürlük mücadelesine adamıştır, kadına yönelik şiddet ve katliamlar karşısında mücadele etmekten tek bir adım dahi geri atmamıştır. Arkadaşlarımızı suçlu göstermek için hazırlanan 3500 sayfalık iddianamenin her bir satırı kadın düşmanlığı üzerinden hazırlanmıştır. Kadınlar nezdinde hiçbir geçerliliği olmayan bu iddianame gelinen aşamada boşa düşürülmüştür. Her bir arkadaşımız yaptığı savunmalarla erkek egemen iktidarı ve onun talimatıyla çalışan mahkeme heyetini bıkmadan usanmadan yargılamaya devam edecektir.
Gelin hep birlikte kadınların sesine ses olalım
Bir kez daha belirtiyoruz; içeride dışarıda nerede olursak olalım kadın dayanışması ve kadın özgürlük mücadelemizden asla vazgeçmeyeceğiz. Figen’in, Gültan’ın, Sebahat’ın, Ayla’nın ve buradan ismini sayamadığımız her bir arkadaşımızın gösterdiği irade kadın özgürlük mücadelemizde yolumuzu aydınlatıyor. Bu inanç ve kararlılıkla tüm kadınları, Kobanî’de yaşatılmak istenen insanlık suçuna karşı mücadele yürütmenin suç olmadığını bir kez daha söylemek için; yargılanan kadın yoldaşlarımızın sesine ses olmak, dayanışmayı büyütmek ve isyanımızı yükseltmek için; kadın yoldaşlarımızın savunmalarını en güçlü şekilde sahiplenmek için Sincan Cezaevi Kampüsünde görülen Kobanî Kumpas Davasının duruşmalarına katılmaya çağırıyoruz.
12 Ekim 2023